Çarşamba, Ağustos 31, 2005

Hayatın Gittiği Yer

Gelişme hayattır ve hayat da öteden beri ışığa doğru gider.

Jack London

Pazar, Ağustos 21, 2005

Doğduğumuz zaman

Doğduğumuz zaman yuvarlak, keskin, saf bir
yüzümüz vardır. İçimizde evren bilincinin
kırmızı ateşi yanar durur. Ama yavaş yavaş,
bizi, ana babalar yer, okullar yutar, sosyal
kuruluşlar emer, kötü alışkanlıklar kemirir,
yaş ise tüketir.

Tom Robbins (Parfümün Dansı)

Seks

Seks, insanın aşkı bulamadığında elinde
kalan tek tesellidir.

G.G Marquez (Benim Hüzünlü Orospularım)

Ne Olduğumuz

Ne kadar az biliyoruz ne olduğumuzu!
Ve NE olabileceğimizi.

Lord Byron

Salı, Ağustos 16, 2005

İsteklerimiz

Bir şeyi istediğimiz zaman hep onun çekici yanlarını görürüz,
onu elde ettikten sonra da hep kötü yanlarını buluruz.

Jonathan Swift

Pazar, Ağustos 14, 2005

Ne İstediğini Bilmek

Ne istediğini bilmek insana güç verir ve güç,
kişiyi dürüstleştirir.

Connie Palmen(Hayatın ve Aşkın Yasaları)

Aşk

Aşk, uğruna uç noktalara gitmeye istekli olanlara aittir.

Tom Robbins(Ağaçkakan)

Ölüm

Ölüme giden şey aslında yaşlanmak değilidir.
Yaşlanmanın sonunda ölüm geldiğine inanmak götürür
bizi ölüme.
Ölüm diye bir şey yok, yalnızca hayatın çeşitli
düzeyleri var.

Tom Robbins(Parfümün Dansı)

Pazar, Ağustos 07, 2005

Her Çağdan Bir Gül

Her Çağdan Bir Gül

Bir tufan sonrası ilk buluşmamız bu
Buluşması gibi ateşle barutun
Kuşlu yaz günleri esiyor soluklarımızda
Sonra, usul usul akan bir ırmak gibi
Derin ve öldüren bir hüzün dudaklarımızda

Paylaşıyoruz yani eski günlerimizi
Aynı kadehten aynı şarkıyı içer gibi
Birikiyor içimde yudum yudum
Her harfi gizli bir ölüme tanık
Şiirimizin nergizler damlayan sözcükleri

Bir fırtına esiyor anlayacağın
İkimizde bir sandalda yüzer gibi...
Biner gibi şahlanan aynı ata
Ben rahmine uzanıyorum, sen göğsüme
Bir çayırın çimenlerinden doğuyor ilkyaz
Aşk çoğalıyor, yeşil, her çağdan bir gül
Filiz veriyor gelecek çağa.

Metin Cengiz

Ve Ömür

Ve Ömür

Kimbilir kaç gündüz kaç gece
zamanın ev ödevleri
o bitmek bilmez telaş
tembel, suçlu bir öğrenci gibi
oturuyordum dünyada
öfkeyle bağırıyordu öğretmen
hayat

Birden farkettim bekliyordun beni
dersliğin çitlerinin yanında
kaçıp gitmek için çok uzaklara
o sonsuz rüzgar tarlalarına

Şimdi ben senin kollarındayken
yaramaz bir yasa kırıcı gibi
çırpınan kanatların arzularında
vurulup düşene dek uçarız belki
fısıltılarımızın ormanında

Sevgilim ruhumda bekle beni
hayatın böldüğü her noktamı
öpüp birleştirsin diye
dudaklarının sırlı iksiri

Neşe Yaşın